SİTE YÖNETİMLERİNİN HUKUKİ
DURUMU
Site yönetimlerinin tüzel kişiliği yoktur.
Kısaca her ne kadar, site yönetimlerinde dernekler, kooperatifler hatta
şirketler gibi hukuki-mali yapı uygulamalarına rastlasak da site yönetimleri
davaya hatta suça konu olmazlar. Site yönetimleri, bir birliktir; kat malikler
birliği.
Aynı parsel veya yönetim planını paylaşan kat
malikleri, temel bazı hizmet giderleri ve ortak harcamalar için bir araya,
yalnızca bu amaç için gelmişlerdir. Bu bir araya gelişin, aynı istikamette gidecek
üç-dört öğrencinin taksi parasını paylaşmasından çok da farkı yoktur. Yani
resmiyete kapalı bir hukuk ve mali yapı söz konusudur.
Sitelerde “ ibra etmek-olmak”, “ divan
heyeti”, “muhasebe” , vs. gibi kavram ve oluşumlarda tam da bu kapalılığın bir
sonucudur. Konu hakkında ciddi tecrübesi olduğunu iddia edenlerden bazılarının,
sitelerin genel kurulunda “ hükümet komiseri” sorduğuna da şahit olduk,
mahkemeden “ kayyım” talep etmesine de…
Site yönetimlerinin tüzel kişiliği yoktur,
hiçbir makamın veya resmi-özel kuruluş veya özel-tüzel kişiliğin de kat
malikleri iradesinin yerine geçmesi mümkün değildir, buna hakim-mahkeme
dahildir.
Malikler ibralaşmazlar, helalleşirler. Helal
etmeyen, bunu mahkemeye taşıyabilir.
Site temsilciler vs. kurulları
toplantılarında divan oluşturulmaz, bir toplantı başkanı bir de yazıcı/katip
seçilir.
Site yönetimleri vergi usul kanunu
uygulamalarına veya ülke muhasebe
standartlarına tabi değildir.
Site yönetim kurullarında yönetici veya
denetici vs. olmak için sabıka kayıtsızlığı aranmaz.
Tüm bunların yanında ayıp ayıptır, suç
suçtur. Ama bu suçlar, ayıplar helalleşemeyip, olayı Allah'a değil de adliyeye
havale etmekle resmiyet kazanma sürecine girer.
Çünkü, sitelerde asıl olan komşuluk hukuku ve
sınırlı birliktelik içinde yaşama
hoşgörüsü esastır.
Bu esasın dışına çıkan sitelerin sakinler
memnuniyeti ve emlak değeri düşer.
Nihat DÖNMEZ Site Yönetimleri Danışmanı
Makine Mühendisi-Emlak Müşaviri- Üniversite Eğitmeni